

| İran Devrim Mahkemesi İki Sünni Alimi İnfaz Etti |
|
|
| Cuma, 11 Nisan 2008 23:29 | |||
İran’da yaşanan son bir elim olayla birlikte kamuoyuna Ehli Sünnet müslümanlarının İran’daki durumlarına ait bilinmeyen birçok olay da yansımış oldu. Kaynakların bildirdiğine göre İranlı yetkililer Belucistan bölgesindeki Zahidan Şehri’nde tutuklu iki Sünni alimi avukatları olmaksızın infaz ederek öldürdü.
Yerel kaynaklar iki alimin öldürülme gerekçesinin aslında Furkan İslami Okulu’ndaki eğitimi durdurmamaları ve aktif çalışmaları yapmaya devam etmeleri olduğunu aktardı.
Molla Zihi, Belucistan bölgesindeki Iranşahr Şehri’nde faaliyet gösteren Darul Furkan Dini Okulunun yöneticiliğini yapmaktaydı. Şeyh Muhammed Ömer Serbazi ise geçen yıl suikasta uğramış ve talebelerine kendisinin İran İstihbarat Elemanlarınca bazı şeyleri yapması yönünde baskı yapıldığını bildirmişti. Öte yandan Horasan bölgesindeki Meşhed Şehri’nde yaşayan ehli Sünnet Müslümanlar birkaç gün önce özel dini mahkeme üyeleri tarafından tutuklunan önemli bir Sünni alimin akıbeti hakkındaki endişelerini dile getirdi. Halk dini mahkemeye bağlı güçlerin geçen hafta İran’daki ehli Sünnet müslümanlarının önemli ismi olan Şeyh Abdul Ali Hayr Şahi’yi tutuklayarak bilinmeyen bir yere götürdüğünü ifade etti. Ehli Sünnet müslümanlarının sayısı – yarıresmi İran istatistiklerine göre- 14 ila 19 milyon arasında iken bu İran nüfusunun yüzde 20-28’sini oluşturuyor.
Ehli Sünnet müslüman nüfus İran’a komşu olan ve ekseriyeti yine Sünni olan Pakistan, Afganistan, Türkmenistan, Irak ve Türkiye sınırları arasında yerleştirilmiş durumda. İran’da Ehli Sünnet Hakkında Bilinmeyen Gerçekler İran’daki nüfus açısından en büyük dini azınlığı teşkil etmelerine rağmen Ehli Sünnet müslümanları İran’da parlamentoda ve bakanlıklarda nüfuslarına göre bir temsil hakkına sahip değiller. Yine Sünni toplum İran’da en fakir, en eğitimsiz ve birçok hakdan yoksun bir sınıf halinde. Öyleki birçok söz ve vaat verilmesine rağmen Tahran, Sünni müslümanların cami yapmalarına izin vermiyor. İran Hükümeti Şii camilerin açık olmasının Sünnilerin buraya gitmeleri için yeterli olduğunu ileri sürerek cami yapımına izin verilmemesini meşru göstermeye çalışıyor. Oysa yerel kaynaklar bu camilerde örneğin Teravih Namazı gibi namazların değil kılınması talep edilmesinin dahi hangi sonuçlara neden olacağı noktasında hükümetin sessiz kaldığına dikkatleri çekiyor.
HEYET Net
|