|
ed-Dari: Suçlu Değilim ve Irak'a Dönüş Kararını Ben Veririm |
|
|
|
Cumartesi, 20 Ocak 2007 22:00 |
Irak’ta cereyan eden olayları Şiiler ve Sünniler arasındaki mezhebi çatışmalar değil, siyasi tarafların çıkardığı çatışmalar
olarak nitelendiren Şeyh ed-Dari’yle Medine Gazetesi’nden Riyad Mansur’un yaptığı röportajdan öne çıkan kısımları aşağıda bulabilirsiniz.
- Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) Irak içinde çalışma yapmakta olup istişare kurulunun kararı nedeniyle Genel Sekreterin yurtdışında bulunması kararlaştırıldı. Hakkımda tutuklama kararı çıkartılmadan çok önceki aylarda istişare kurulu daha rahat çalışma yapmam, diğer İslam ve Arap ülkeleriyle daha rahat görüşme gerçekleştirebilmem gibi sebeplerle benim Irak dışında bulunmam noktasında karar verdiler.
- Irak dönmek için ne Amerikalıların, ne Arapların ne de herhangi birinin arabuluculuğunu kabul etmeyeceğim. Ben suçlu değilim ve fitnenin karşısındayım.
- Arap alemi geç de olsa bilmektedir ki Haris ed-Dari ve Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH), Irak’ın vahdeti ve korunması için çalışmaktadır. Ki HEYET, işgalcilerin ve uşaklarının işledikleri cinayetleri deşifre eden, Irak’ın milli sesi olan, işgalden bu yana Irak halkının birliğinin korunması için çalışan mutedil bir müslüman harekettir.
- Asıl felaket işgal olup şu an işgal güçleri, hükümet güçleri ve milisler katliamlar işlemektedirler.
- Bugün Irak halkının çoğu işgali reddetmektedir çünkü işgal Irak’ı mahvetmiş, tüm varlığını yakıp yıkmıştır. Bazı Arap kardeşlerimiz çıkacak bir iç savaşı engelleyeceği nedeniyle işgalcilerin gitmemeleri gerektiğini düşünmektedirler. Kesinlikle hayır! Ben bu kardeşlerimize -özür dileyerek- söylüyorum ki bu fikir kesinlikle doğru olmayıp Irak’a ve Irak halkının yararına değildir. Bilakis Irak’ın ve Irak halkının kurtuluşu için şunu söylüyoruz: Bugünden tezi yok işgalcilerin ülkemizi terketmesi bir mecburi vecibedir.
- İran vardır ve varlığı bugün daha açıktır. Ancak asıl hata Irak’ı Amerikalılara, sonra da İranlılara bırakan Irak halkınındır. Diğer bir hata da Irak’ı terkeden ve halen sahip çıkmayan, bilakis İran ve Amerikaya dayanan müttefiklerinin siyasi arenada ortaya çıkmasına yardım eden Arap ülkelerinindir.
- Irak’ta mezhep çatışması olmayıp, çatışma bölücü siyasi bir çatışmadır. Şunu bilmeliyiz ki varolan anlaşmazlık Şii-Sünni taraflar arasında olmayıp, hükümette yer alan ve Irak’ın bölünmesi yolunda iç savaşın çıkmasını arzulayan ve bunu alevlendiren siyasi taraflardır. Bunlar işgalcilerin isteklerine hizmet etmektedirler; çünkü işgalciler bir iç savaşa neden olacak kışkırtmaların artmasını istemektedirler.
- Irak halkını ve Irak dışındakileri temin ederim ki savaş bir Sünni-Şii savaşı değildir, savaş bir mezhep savaşı değildir bilakis Irak topraklarını kargaşaya sürükleyen öfke salan milisler ve siyasi partilerin desteklediği siyasi hareketlerin bölücü eylemleridir.
- Bu kışkırtmaları bölücülüğe karşı olan şerefli Irak halkı durdurabilir. Eğer uluslararası toplum ve Arap alemi Bush’a Irak’taki işgale son vermesi için baskı uygular ise bu kargaşa ve çatışmalar durabilir.
- Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH), işgalcilerin ayrılmasının ardından, sivil veya dini Irak halkının seçtiği milli bir hükümet istemektedir. Bizler Irak halkına hiçbirşeyin dayatılmamasını, çoğunluk olarak neyi istediklerini ifade ediyoruz.
- Iraklıların çoğu mutedil insanlardır. İlk hedefleri de Irak’ı işgalden kurtarmak ve vatanın birliğini muhafaza ederek istikrarı sağlamaktır. Bizler ve tüm direniş akımları ve fraksiyonları bu yönde çaba göstermekteyiz.
27 Zilhicce 1427 / 17 Ocak 2007
|