BM Bağdat Ofisine Saldırı (29-11-2008 14:04:16)��Polis Devriyesine Saldırı (29-11-2008 14:02:37)��Malezyadan Siyoniste Baskı Çağrısı (29-11-2008 14:01:06)��Altı Siyonist İşgalci Yaralandı (29-11-2008 13:59:27)��İki İngiliz İşgalci Öldürüldü (29-11-2008 13:56:54)��Şam Alimler Birliğinden Gazzeye Destek (28-11-2008 15:13:31)��Babil'de Patlama (28-11-2008 14:53:21)��Rus Diplomatlarına ABD Saldırısı (27-11-2008 16:09:02)��Üst Düzey Polis Yetkilisi Öldürüldü (27-11-2008 16:00:30)��Iraklı Avukatlardan Anlaşmaya Tepki (27-11-2008 00:27:35)��Hammer ve içindekiler yok edildi (27-11-2008 00:23:16)��Polis Devriyesine Saldırı (27-11-2008 00:21:52)��Dört Uyanış Konseyi Üyesi Öldürüldü (27-11-2008 00:13:24)��
heyetnet 2006
  • Decrease font size
  • Reset font size to default
  • Increase font size
  • An Image Slideshow
  • An Image Slideshow
Gitmek mi Zor Kalmak mı? Yazdır e-Posta
Cumartesi, 29 Aralık 2007 16:07
ImageIrak, Irak, Irak… Ordunun kayıpları artar, farklı dinî ve etnik gruplar arasındaki şiddet tırmanır,

peşpeşe patlayan bombalar sokakları kana bularken, bu bataklıktan nasıl çıkılabileceği, 2007'de Amerika'nın gündeminin ilk sırasına yerleşti.

Neo-con'ların Orta Doğu hedefleri açısından tam bir başarısızlık, aynı zamanda korkunç bir insanlık felâketi söz konusu.

Şimdi artık, Irak'ın toplumsal dokusunun belki onarılmaz derecede yırtıldığı kabul edilmekte.

Bağdat'a yığınak işe yarayacak mı? Milisler kontrol altına alınabilecek mi?

Şii ve Sünni Araplar ile Kürtler bir arada yaşayabilir mi?

Demokratlar meclis çoğunluklarını kullanarak savaş fonlarını kısmalı mı?

Bu tür gündelik tartışmalar, biraz fasa fiso. Aslında herkes, hangi noktada çekilmenin, daha doğrusu, çekilmeyi açıkça savunabilmenin uygun olacağına bakıyor.

Aynı nedenle, Beyaz Saray'daki son yılında George W. Bush'un, örneğin Suriye veya İran'a karşı yeni bir maceraya girişmesi olasılığı da hayli zayıflamışa benziyor.

Ocak-Şubat aylarında bu, çok daha fazla konuşuluyordu.

Bu çerçevede, İran'ın nükleer enerji programının, en azından şu anda atom bombası üretimini hedeflemediğine ilişkin son raporun, şahinleri büsbütün sıkıntıya soktuğu görülüyor.

Yaprak Dökümü

Yönetimin sürekli itibar ve kan kaybı, bu tablonun ayrılmaz bir parçası. Başkanın kabinesi ve yakın çevresinden, ayrılan ayrılana.

Her zaman daha ılımlı gözüken ve herhalde, Saddam'ın kitle imha silâhları konusunda BM'deki gerçek dışı şeyler söylemeye zorlandığına bin pişman olan eski Dışişleri Bakanı Colin Powell çoktan gitmiş; onu, işgalin başarısızlığından sorumlu tutulan ve hemen bütün komuta kademesini karşısına alan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld izlemiş; "Karanlıklar Prensi" lâkabıyla ünlü Richard Perle de bir şekilde kendini geri çekmişti.

Bu yıl yaprak dökümü Paul Wolfowitz'i Dünya Bankası'ndan düşüren kız arkadaşını kayırma skandalıyla başladı; "Scooter" Libby'nin yemin altında yalan ifade vermekten mahkûmiyetiyle devam etti; Bush'un sağ kolu ve özellikle seçim kampanyalarının mimarı olarak bilinen Karl Rove'un Beyaz Saray'ı bırakmasının ardından, bir kısım savcıların tamamen politik nedenlerle işten uzaklaştırıldığının artık örtbas edilemez hale gelmesi sonucu, Alberto Gonzalez'in de Adalet Bakanlığı'ndan istifasına uzandı.

Hedef Cheney

Şimdi liberallerin okları, yönetimin asıl güçlü adamı sayılan Dick Cheney üzerinde yoğunlaşıyor.

Cheney başkanlık iktidarını pekiştirme çabalarından ve bu meyanda, savaşın iradesini sivillerin denetimin dışına çıkarmaya yönelik "başkomutanlık" söylemini pompalamaktan sorumlu tutulduğu gibi, Filistin ve İran konularında Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile hem çizgi, hem yetki açısından kapıştığına da dikkat çekiliyor.


HEYET Net- BBC
 

 
eXTReMe Tracker