Somali'de İslami Direniş Hakim (17-11-2008 00:59:46)��Gazze'de Dört Mücahit Şehit (17-11-2008 00:58:47)��Afganistanda İşgalcilere Darbe (17-11-2008 00:56:17)��Bağdatta Patlama ve Mechul Cesetler (13-11-2008 11:37:29)��15 Polis Tutuklandı (12-11-2008 10:45:29)��Dört Vatandaş Yaralandı (11-11-2008 12:21:55)��Bağdat'ta Patlamalar (11-11-2008 11:44:39)��Çin'de 6.3 büyüklüğünde deprem (10-11-2008 11:08:26)��ABD'de işsizlik rekor düzeylerde (09-11-2008 14:08:40)��Rus denizaltısında kaza (09-11-2008 14:06:47)��Bir İşgal Askeri Öldü (06-11-2008 11:14:59)��Kerkükte Bir Ceset Bulundu (06-11-2008 11:11:30)��Pakistan'da intihar saldırısı: 8 ölü (02-11-2008 08:47:34)��
heyetnet 2006
  • Decrease font size
  • Reset font size to default
  • Increase font size
  • An Image Slideshow
  • An Image Slideshow
Babamdı, Sultandı Hep Griler Giyerdi Yazdır e-Posta
Pazartesi, 26 Kasım 2007 12:49
ImageII. Abdülhamid'in kızı Ayşe Osmanoğlu'nun ilk kez 1960 yılında neşredilen ve uzun süredir baskısı bulunmayan

hatıratı 'Babam Sultan Abdülhamid' tekrar yayınlandı

 
 


Abdülhamid olmak gibi, evladı olmak da kolay değildir sanırım. Dünya tarihindeki önemli bir kırılma noktasında devletin başına geçip, tam 33 yıl, kaynayan bir kazanın başında tek başına durmak kolay olmadığı gibi.


Hakkında türlü rivayetler üretilmiş bir babanın kızı olarak, lehte veya aleyhte sarfedilen yüzbinlerce kelimenin karşısında, babasının portresini sağlam bir şekilde ortaya koymak da zor... Kimileri Hulefa-i Raşidin'in altıncısı olduğunu ileri sürer, kimileri vehim sahibi bir müstebit olduğunu söyler, kimileri daha da ileri giderek, İngiliz kaynaklı 'Kızıl Sultan' korosuna katılırlar.


KİTABI YAZDI VE ÖLDÜ

Hakkında en çok konuşulan, en çok yazılan ve bir uçtan diğer uca en farklı düşünceler ileri sürülen Osmanlı Sultanı'dır İkinci Abdülhamid. Merhum Necip Fazıl Kısakürek, en parlak devrin sultanı Kanuni ile İkinci Abdülhamid'i kıyasladığında, Kanuni'nin bin metre yüksekliğinde bir tepede bulunduğundan dolayı boyunun uzun göründüğünü, oysa İkinci Abdülhamid'in bin metrelik bir çukurda bulunduğunu ve buna rağmen boyunun Kanuni ile aynı olduğunu söyler.


Ayşe Osmanoğlu'nun 'Babam Sultan Abdülhamid' kitabı işte böyle bir hengamede, eğriyi doğruyu ayırt etmek bakımından mutemed bir referans kaynağı olarak önemli bir vazifeyi deruhte ediyor. Hatıralarını önce Hayat Mecmuasında tefrika halinde yayımlayan Ayşe Osmanoğlu, 1960 yılında bunları bir kitap halinde toplayarak, üzerine düşeni evlatlık görevini layıkıyla yerine getirdi. Bunu niye söylüyoruz? Çünkü Ayşe Sultan, kitabın neşrinden bir yıl sonra, 1961'de vefat etti. Eğer böyle bir gayret içinde olmasaydı, bugün elimizde İkinci Sultan Abdülhamid ile ilgili bu çok önemli kaynak bulunmayacaktı.


'Babam Sultan Abdülhamid', 1960 yılındaki ilk baskısı üzerinde uzun bir süre geçtikten sonra 1993 yılında Selçuk Yayınları'nca tekrar neşredildi. 1993 yılından 2007'deki Selis Kitaplar baskısına kadar, kitap belki sahaflarda bulunabilecek nadir eserler arasına girmişti.

Fotokopilerinin yapılıp satıldığını, ilgilisi olan herkes bilir. Kitabını yedi bölüm halinde tasnif eden Ayşe Osmanoğlu, doğumundan vefatına kadar, babası Sultan İkinci Abdülhamid hakkında bilinmesi gerekenleri elinden geldiğince ve son derece naif bir üslupla kaleme almış.


'Rahmetli babam orta boyluydu. Saçı ve sakalı koyu kumraldı. Burnu yüksekti: Osmanlı Hanedanı'nın alâmetini taşıyan biçimdeydi.' Hatıralarına babasının şemailini anlatarak başlayan Ayşe Sultan'ın satırlarında, babasını tanımlarken onun ruhaniyetini incitmemek hususunda gösterdiği itinayı seziyorsunuz.


'Başlıca eğlencem musiki dinlemek ve marangozhanemde çalışmaktan ibarettir' diyen Sultan İkinci Abdülhamid'in her akşam muntazaman uyguladığı bir husus, yatağına girdiğinde kitap okutturarak uyuması olduğunu da bu kitaptan öğreniyoruz.


HEYET Net- Yeni Şafak

 
eXTReMe Tracker