Somali'de İslami Direniş Hakim (17-11-2008 00:59:46)��Gazze'de Dört Mücahit Şehit (17-11-2008 00:58:47)��Afganistanda İşgalcilere Darbe (17-11-2008 00:56:17)��Bağdatta Patlama ve Mechul Cesetler (13-11-2008 11:37:29)��15 Polis Tutuklandı (12-11-2008 10:45:29)��Dört Vatandaş Yaralandı (11-11-2008 12:21:55)��Bağdat'ta Patlamalar (11-11-2008 11:44:39)��Çin'de 6.3 büyüklüğünde deprem (10-11-2008 11:08:26)��ABD'de işsizlik rekor düzeylerde (09-11-2008 14:08:40)��Rus denizaltısında kaza (09-11-2008 14:06:47)��Bir İşgal Askeri Öldü (06-11-2008 11:14:59)��Kerkükte Bir Ceset Bulundu (06-11-2008 11:11:30)��Pakistan'da intihar saldırısı: 8 ölü (02-11-2008 08:47:34)��
heyetnet 2006
  • Decrease font size
  • Reset font size to default
  • Increase font size
  • An Image Slideshow
  • An Image Slideshow
Kâinat Büyük bir Eczanedir Yazdır e-Posta
Çarşamba, 12 Aralık 2007 13:35
Image“Eczane-i Kübra’dan Devalar” konulu seminerde konuşan Ecz. Oğuz Umurca, maddî-manevî hastalıkların devasının,

büyük bir eczane gibi yaratılan şu âlemde var olmasının, eczane sahibinin varlığı kadar kesin olduğunu belirtti.

Risâle-i Nur Enstitüsünün seminerler dizisi devam ediyor.

“Eczane-i Kübra’dan Devalar” isimli seminer, geçtiğimiz Cumartesi günü Yeni Asya Vakfı’nın seminer salonunda gerçekleştirildi.

Tanışma ve ikram faslından sonra, konuşmacı Ecz. Oğuz Umurca “Eczane-i Kübra” kavramını incelediği seminerinde, maddî-mânevî hastalıkların devasının, büyük bir eczane gibi yaratılan şu âlemde var olmasının, eczane sahibinin varlığı kadar kesin olduğunu belirtti.

“Deva”nın nerede, nasıl aranması ve kimden istenmesi gerektiğini belirledi.

Bu bakımdan mânevî hastalıkların temeli kabul edilen iman zafiyeti açısından, bütün kâinatın, bir eczane gibi “tevhidî eczalar”a sahip olduğunu belirtti.

Mânevî hastalıkların halk dilinde basit karşılığının “günah” kelimesi olduğuna dikkat çekerek, bu “mânevî hastalık amili”nden uzak durmanın, “koruyucu hekimliğin ihtisas alanı”nı çağrıştırdığını ifade etti. Bu bakımdan Risâle-i Nur’un hâzık bir eczacı ve hekim olarak muhtaçlara ulaştığına dikkat çekti. “Eczane-i Kübra”nın, maddî hastalıkların tedavisi açısından da öğretici, eğitici özeliklerine dikkat çeken Ecz. Oğuz Umurca, tıp ve eczacılık tarihine kısaca değinerek insanlığın tedavi ihtiyacını gidermede, özellikle hayvanlardaki İlâhî sevke bağlı “tedâvi yönelimleri”nden ilham aldığını, örneklerle ortaya koydu. Aynı zamanda sentetik veya bitkisel kökenli ilaçların kaynağının “eczane-i kübra” kavramı içinde yer alan yeryüzünde bol miktarda yaratılmış olduğunu söyleyen Umurca, sentetik ilaçların, bitkisel kökenli ham maddelere dayandığını örneklerle anlattı.

Tedavi ve kader arasındaki ilgiye de değinen Umurca, hastalık-ilaç-tedavi üçgeninde ilaç kullanımını inceleyerek, dikkat edilmesi gereken hususlara işaret etti. Bu bağlamda eczacının görev ve sorumluluklarını dile getirdi.

Ecz. Umurca son olarak, sağlıklı ve “rıza dairesi”nde bir hayat için dikkat edilmesi gereken unsurları belirterek seminerini tamamladı. İlgililer, bu tarz seminerlerin her on beş günde bir, Vakıf Seminer Salonunda değişik konularla devam edeceğini bildirdiler.
 


HEYET Net- Yeni Asya

 
eXTReMe Tracker