Somali'de İslami Direniş Hakim (17-11-2008 00:59:46)��Gazze'de Dört Mücahit Şehit (17-11-2008 00:58:47)��Afganistanda İşgalcilere Darbe (17-11-2008 00:56:17)��Bağdatta Patlama ve Mechul Cesetler (13-11-2008 11:37:29)��15 Polis Tutuklandı (12-11-2008 10:45:29)��Dört Vatandaş Yaralandı (11-11-2008 12:21:55)��Bağdat'ta Patlamalar (11-11-2008 11:44:39)��Çin'de 6.3 büyüklüğünde deprem (10-11-2008 11:08:26)��ABD'de işsizlik rekor düzeylerde (09-11-2008 14:08:40)��Rus denizaltısında kaza (09-11-2008 14:06:47)��Bir İşgal Askeri Öldü (06-11-2008 11:14:59)��Kerkükte Bir Ceset Bulundu (06-11-2008 11:11:30)��Pakistan'da intihar saldırısı: 8 ölü (02-11-2008 08:47:34)��
heyetnet 2006
  • Decrease font size
  • Reset font size to default
  • Increase font size
  • An Image Slideshow
  • An Image Slideshow
Hamas'a ABD-İsrail Kuşatması Yazdır e-Posta
Pazar, 05 Ağustos 2007 15:38

 

Genevive Cora Fraser*

 

Adı İbrahim. Müslüman, 34 yaşında ve Amerikalı Hıristiyan bir görevlinin, Dr. Mary Ethridge'in kocası. Evlilik, bir vekaletname ile gerçekleşti; çünkü İbrahim eşine, eşi de İbrahim'e kavuşamadı. Mary, ona kalbiyle, İbrahim de ona ruhuyla sesleniyor. Bir rüyayı paylaştılar. Son zamanlara kadar, Dr. İbrahim el Majayda, Gazze'deki Amerikan Kültür Merkezi başkanı idi.

"Ancak şimdi İbrahim'in yaşamı benimle olan ilişkisi ve merkez yüzünden tehlikede." diyor Mary. Hükümet yetkililerine bir dilekçe yazıp, İbrahim'in güvenli bir şekilde Gazze'den çıkarılmasına yardımcı olmamı istiyor. Amerikan Kültür Merkezi, Ethridge'nin kendi cebinden fon sağladığı özel bir projeydi. İbrahim orada İngilizce öğretiyor ve İngilizce kitaba ihtiyacı olan öğrencilerine ve diğerlerine kitap sağlıyordu. Üniversitelerle temas kurmak ve araştırma yapılması amacıyla merkeze bilgisayarlar alınmıştı. Mary, her zaman oraya gitmeyi planladı, eşi İbrahim ile barış ve Filistin halkı yararına merkezi açık tutmak için çalışmak istedi. Bunu, sadece Filistin halkının iyiliği için istedi. Mary, zengin de değil, çalışmalar yavaş yavaş ilerliyordu. Hamas'ın Gazze'de El Fetih'e üstün gelerek hakimiyeti sağlamasının ardından İbrahim oradan ayrılmaya çalışıyordu.

Şurası bilinen bir gerçek ki, CIA bölgedeki huzursuzluk ortamının oluşmasına dahil oldu. ABD, onun Batılı müttefikleri ve İsrail, 2006 Ocak ayındaki seçimlerden bu yana Gazze'yi mühürledi, boykot etti ve halkı açlığa terk etti. Sonu gelmeyen İsrail işgal güçlerinin askerleri ve tacizleri, ABD ve İsrail'in El Fetih militanlarına sağladığı silah, para ve askerî destek, demokratik yollarla seçilen Hamas hükümetini yok etme amacı güttü. Yıllardır, Mary kocasından Gazze'deki şartlarla ilgili haberler aldı ve söz konusu ittifak, Hamas'a El Fetih'e karşı 83 milyon dolar aktardı. Aynı zamanda, El Fetih militanları Ürdün'deki kamplarda eğitildi. Tüm bunların sonucunda ülkede iç savaş patlak verdi. Filistin'deki gruplar buna son vermek için çalışıyor. El Fetih, yardım aldığını inkar ediyor; ancak İsrail, bu gruba neler gönderdiğini ve olayı nasıl tetiklediğini açıklıyor. Gazze halkı, yolsuzluktan ve başkanın yanında yürüyen Gazzeli güçlü adamlardan yoruldu (Muhammed Dahlan). Dahlan'ın, Gazze'yi yöneten 5 ölüm timi var ve halk ondan nefret ediyor. Adamlarını, iş ve arabalarla ödüllendiriyor. Birkaç yıl önce beş parasızın tekiydi, şimdi ise milyarder. Elektronik İntifada'dan Ali Ebunimah da, okuyucularını şöyle uyarıyordu: "El Fetih hükümetinin uzun zamandır hakim olan liderliği, Mahmud Abbas ve onun yardımcıları da dahil, uzun zamandır Hamas'ı zayıflatmak için İsrail, ABD ve Arap devletlerinin istihbarat servisleriyle işbirliği yapıyor." Bu desteğe, silah kaçakçılığı, on milyonlarca dolar, sayısız militan ve İsrail ile ABD'nin yakın müttefiki olan Dahlan'ın adamları da dahil. ABD Savunma Bakan Yardımcısı danışmanı Elliott Abrams -bu kişi 1980'lerde Nikaragualı gerillalara para aktarmış ve İran-kontra skandalı nedeniyle sorgulanmıştı- Filistinli karşıt gerillaların oluşturulmasında öncülük etmişti.

 

İsraİl'İn Gizli Tuzağını Deşİfre Etmek

Filistin, gaz ve petrol zenginlikleri olmayan bir yer olarak biliniyor. Bir kez daha düşünün! Gazze kıyılarında zengin gaz yatakları bulunuyor. Aksi halde neden 1,3 milyonluk halkı açlığa mahkum ediliyor, sürekli askerî saldırılara uğruyor? İsrail, bu kaynaklar üzerinde demir pençesini göstererek hakimiyet kurmaya çalışıyor. Gazze, kasıtlı bir şekilde Batı Şeria'dan ayrıldı. Bunun nedeni, iki bölgenin daha önceden olduğu gibi Filistin olarak yönetilmesinin İsrail'in tarihî iddialarının altını oyma tehlikesini de beraberinde getirmesi olmasın sakın! Bir yıl önce, 18 Haziran 2006'da Haaretz gazetesi, "İngiliz petrol şirketi BG'nin İsraillilerle yakın bir zamanda, Gazze kıyılarındaki gaz rezervlerinin arzı konusunda masaya oturacaklarını" yazdı. Mesele, Başbakan Olmert ile İngiliz Başbakan Gordon Brown'ın görüşmeleri sırasında da ele alındı. Haaretz gazetesine göre, "BG, Gazze kıyılarındaki gazın çıkarılması için bir imtiyaz anlaşması imzaladı. Filistin Otoritesi ile yapılan anlaşma, 37 milyon metreküpten bahsediyor. Bunun yüzde 30'u Lübnanlı Khoury ailesinin olarak sunuluyor. Kısa bir süre önce, BG, Mısırlı şirket EGAS ile bir anlaşma imzaladı ve buna göre Gazze'deki gaz Mısır üzerinden diğer ülkelere transfer edilecek ve sıvılaştırılmış halde ABD'ye gönderilecek. Bununla birlikte, üst düzey Mısırlı hükümet yetkilileri BG'nin İsrail ile anlaşmalarını yenilemesi konusunda da anlaştı. BG, İsrailli eski Başbakan Ariel Şaron'un karşı çıkmasına rağmen anlaşmayı İsrail'de sonuca bağladı. Şaron, İsrail tarafından gaz için ödenecek paranın Filistinli terörist örgütlere gitmesinden korkuyordu. Ya da Jake Bower'ın da yazdığı gibi bir ay sonra Hamas "İsrail" gaz rezervini rehin aldı!"

Kısa bir süre önce, Gulf Times gazetesi (27 Haziran 2007), "Gazze Şeridi'ni elinde tutan Filistinli Hamas hareketinin BG grubu ile anlaşmanın değiştirilmesi niyetini taşıdığını yazdı ki bu da İsrail ile yapılan doğalgaz anlaşmasının askıya alınması anlamına geliyor. Hamas lideri İsmail Haniye'nin ofis direktörü Muhammed el Mahdun, Filistin'in sahibi olduğu gazın sadece yüzde 10'unu almasının mantıksız olduğunu açıkladı. Filistin hükümetinin, İngiliz gaz şirketi ile işbirliğinde bir sorun yok; ancak 1999'daki anlaşma şartlarından bazılarının güncellenmesinden sonra... İşte bu noktada, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair'in Ortadoğu barış temsilcisi! olarak atanmasına hiç de şaşmamalı. Bölgenin kontrol altına alınmaması durumunda İngiltere'nin kaybedeceği çok şey var ne de olsa. Belki, Filistin'e Irak'a yaptığını yapacak!

 

(*) Bölge uzmanı, Amerikalı gazeteci-yazar.




Zaman

 
eXTReMe Tracker