Somali'de İslami Direniş Hakim (17-11-2008 00:59:46)��Gazze'de Dört Mücahit Şehit (17-11-2008 00:58:47)��Afganistanda İşgalcilere Darbe (17-11-2008 00:56:17)��Bağdatta Patlama ve Mechul Cesetler (13-11-2008 11:37:29)��15 Polis Tutuklandı (12-11-2008 10:45:29)��Dört Vatandaş Yaralandı (11-11-2008 12:21:55)��Bağdat'ta Patlamalar (11-11-2008 11:44:39)��Çin'de 6.3 büyüklüğünde deprem (10-11-2008 11:08:26)��ABD'de işsizlik rekor düzeylerde (09-11-2008 14:08:40)��Rus denizaltısında kaza (09-11-2008 14:06:47)��Bir İşgal Askeri Öldü (06-11-2008 11:14:59)��Kerkükte Bir Ceset Bulundu (06-11-2008 11:11:30)��Pakistan'da intihar saldırısı: 8 ölü (02-11-2008 08:47:34)��
heyetnet 2006
  • Decrease font size
  • Reset font size to default
  • Increase font size
  • An Image Slideshow
  • An Image Slideshow
Bizim Çocuklarımız Yazdır e-Posta
Pazar, 04 Mayıs 2008 15:09

 

Bilal Atış/ BAKIRKÖY

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

 

Çocuklar, bizim çocuklarımız. Güleç yüzlü,kırmızı yanaklı, güzel çocuklar.Yaşamları coşkuları, yazgıları değişen çocuklar.

 

Bizler yüz bebeden on küsürünün daha kundağı açılmadan, daha ana sütüne doymadan ölüp gittiği bir ülkede yaşıyoruz. Yani tesadüfen yaşıyor çocuklarımız.

 

Kimileyin doğa bile acımasız onlara karşı. Kilometrelerce uzaktaki okullara giderken yolda perişan olan çocuklarımız var. Bir ceketi bile olmayan çocuklar. Bir öyküde şöyle okumuştum.

“Belki birgün güneş her çocuğun ceketi olduğu bir dünyada doğar.” Güzel bir ümitleniş.

 

Kimileyin yüzyılın teknolojik harikası olarak nitelenen bombalar bile cephe almış çocuklara. İşte Hiroşima, işte Vietnam. İşte Filistin, işte Bağdat. İşte medeniyet diyarı Avrupa işte Sarayevo. Anasız, babasız, sakat kalan çocukların ardından sadece gözyaşı döken insanlık. Geleceklerini yitiren çocuklar. Hepsi bizim çocuklarımız.

 

Savaşı yaşayan çocuklar hayatta kalabilme savaşı veriyorlar. Onca olanaksızlık içinde. Üstelik çocukluklarını yaşamadan.  Oysa çocuklar ne savaşı, ne de savaşan bir dünyayı seviyorlar. Onlar sıcacık savaşsız bir dünya düşlüyorlar.

 

Neler veriyoruz çocuklara? Onlara yönelik televizyon yayınları, çocuk şenlikleri, ümit dolu sözler gerçekten tatmin edici mi? Tek yanıt geliyor kulağıma, yüzlerce çocuğun bir ağızdan haykırışı çınlıyor kulağımda; Hayır...

 

Oysa onlar yuvalarımızın neşe kaynağı. Gelecek güzel günlerin gençleri olacaklar. Onlara değer verelim istiyorum. Onları savsaklamayalım. Giyecek ceketleri, mutlu bir yuvaları, onları seven anne ve babaları olsun istiyorum. Sokaklarında şehirlerimizin gönüllerince bağra çağra oynasınlar istiyorum.

 

Ağız tatlarıyla şeker yesinler istiyorum.

 

 

 

HEYET Net

 
eXTReMe Tracker