

| Musul'daki Operasyonların Gerçek Boyutu |
|
|
| Perşembe, 22 Mayıs 2008 16:04 | |||
|
Casim el Şemmari, el Müslim Bizler Irak’ta her gün “düzen ve kanunun” uygulanmasına yönelik yeni bir askeri planının ve operasyonun yapıldığını duyuyoruz. “Kanunu Uygulama” adlı süreç 2007 Şubat ayından bu güne kadar Bağdat’ta devam ediyor; ancak henüz belirlenen hedeflere ulaşılmış değil. Dün güney Irak’taki Basra bölgesine yönelik “Şövalyenin Dönüşü” ve bugün de Musul Şehri’ne yönelik “Aslan Kükremesi” diye isimlendirilen “Hakkın Dönüşü” adlı bir operasyon… Bizler burada zaten Amerikan işgal güçlerinin günlük olarak Irak’ta faydasız güvenlik anlayışını dayatma planlarından değil hükümetin güvenlik planlarından bahsediyoruz. Bu askeri operasyonların gerçek hedefi ve boyutları neler? Maliki Hükümeti Basra Şehri’ne yönelik saldırıların “düzeni tesis etmek” amacıyla yapıldığını iddia ediyor. Ancak tüm Iraklılar biliyor ki asıl hedef Şii gücünün dengelenmesiyle ilgili olan siyasi sebepler ve güney bölgelerindeki Sadr yandaşlarını varlığıydı. Böylece başkanlığını Abdulaziz el Hekim’in yaptığı Yüksek İslam Konseyi ile başkanlığını başbakan Nuri el Maliki’nin yaptığı Dava Partisinin çıkarları uğruna gelecek Ekim ayında yapılacak yerel seçimlerde diğer grupların etkin olması engellenmiş olacaktı. Bugün ise Amerikan işgal güçlerinin desteğinde hükümetteki partilere mensup milisler özellikle Peşmergeler ile hükümet güçleri Musul’a yönelik olarak sözde “el Kaide militanlarını” etkisi hale getirmek amacıyla geniş çaplı saldırılar başlattı. Saldırı sonucu şimdiye kadar içlerinde eski rejimde muhtelif alanlarda çalışmış yetkililer, eski Irak ordusundan 120 subay dahil olmak üzere 600’ü aşkın insan tutuklandı. Yine bu saldırılarda barbarca ve rastgele bir biçimde onlarca üniversite profesörü, öğretim görevlisi ve öğrenci de tutuklandı. Saldırıların başlamasıyla birlikte Ninova Bölgesi Aşiret Konseyi acil bir toplantı düzenleyerek bu operasyonun İran-Irak savaşına milli bir görev olarak katılan eski Irak Ordusundaki yetkililerden intikam almak amacıyla bir misilleme olarak yapıldığını söyledi. Şimdi yukarıda sözünü ettiğimiz hususlar muvacehesinde bu saldırıların gerçek hedeflerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz: 1. Irak topraklarındaki yabancı varlığını reddeden milli unsurları yok etmek ve Musul’daki direnişi son kertede zayıflatmak için bir adım atmak. 2. Musul halkı arasında yer alan eski Irak ordusu yetkililerinden intikam almak ve modern Irak tarihindeki kahramanca duruşundan dolayı şehri cezalandırmak. Yine Arap toplumuna yönelik olarak batı kısmından gelen İran tehdidine karşı cesur bir duruş sergilemesi tavrıyla Musul’u cezalandırmak. 3. Musul’a yakın Dohok, Erbil özellikle Akrah, Sincar ve Fayide gibi bölgelerdeki Arap varlığını Kürt partilerinin lehine zayıflatmak. Zira buradaki Kürt nüfusun çokluğu nedeniyle Kürt Partileri buraların sözde Irak Kürdistan bölgesine dahil edilmesini istiyor. 4. Milletvekili Muhammed el Dayni Iraklı bir uydu kanalında Musul saldırılarının bazı Kürt grupların önerileri ve askeri planları doğrultusunda yapıldığını söyledi. Meclisteki Kürt milletvekillerinin sanki bir devlet adamı olarak değil de Musul’dan nefret edenler gibi konuştuğunu ifade etti. Maliki özellikle Sadr Şehrinde ve güneydeki bazı bölgelerde Sadr grubuna yönelik askeri saldırıları nedeniyle şiddetli eleştiriler aldıktan sonra düzenlediği Musul Saldırıları ile İran’a ve yandaşlarına karşı şirin görünmeye çalışıyor. Musul saldırısının başlamasından sadece bir gün önce Sadr Grubu ile bir anlaşmaya vararak aslında Iraklılarla anlaşmada tarafsız olduğunu göstermeye kalkıştı. Bu saldırılar üzerinde oldukça şüpheli birçok noktayı barındırıyor. Zira Maliki sözde milislerin etkisizleştirilmesi ve silahlarının teslim edilmesinde ısrar ederken Sadr ile yaptığı en son anlaşmada Mehdi Ordusu milislerinin silahsızlandırılmasıyla ilgili hiçbir maddeye yer vermedi? Yüzlerce insanın tutuklanmasıyla sonuçlanan bu saldırılar cesareti, sabrı ve takdire şayan karakteri ile ne Musul’daki direniş ruhunu öldürebilir ne de halkın yüreğinden bu ruhu çıkartabilir. Milletvekili Muhammed Osman’ın da işaret ettiği gibi ( listeler eski ve artniyetli olabilir) el Maliki Hükümeti 2004 yılında hazırlanan listeler ve istihbarat raporlarına dayalı olan bu artniyetli saldırıları sonlandırmalı. Daha üç yıldan daha uzun süre önce hazırlanmış listelere göre tutuklamalar yapılırken Maliki’nin varlığıyla gurur duyduğu modern devletin organları bugün Irak’ta neredeler? Irak halkına böylesine bariz bir üslupla muamele etmek Maliki’yi “Milli Uzlaşı” diye adlandırdığı şeye ulaştırmaz. Çünkü temelde uzlaşmanın sağlanması için Irak halkına mezhep temelinde değil vatandaşlık temelinde muamele edilmesi şarttır. Bu yazı IMAH Türkçe Resmi Sitesi için Özel Çevrilmiştir © 2008 Orjinal Arapçası için lütfen tıklayın: الأبعاد الحقيقية لعملية الموصل
|